Türkü Sözleri
Ana Sayfa
A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S

T
U
Ü
V
Y
Z

       Yemen Türküsü

1967 yılında yayınlanan sayın Osman Attilâ’ya ait olan bir antoloji ise türküyü şu şekliyle tespit etmiş:
      
HAVADA BULUT YOK
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahallede ölen yok bu ne figandır
Adı yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir.
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasına acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir.

Görüldüğü gibi günümüzden otuzbeş sene önce ayınlanan antolojideki tespit de sayın Şükrü Elçin’in tespitinden birkaç İstanbul ağzına çevirme gayreti dışında farksızdır.Bu örnekte de birinci kıtanın üçüncü mısrası yoktur.Bu da üçüncü mısranın Muş yöresine has olduğu sonucunu düşündürebilir.Bu mısra ile şiirin şekil bakımından tamamlandığını düşünürsek türkünün şekil bakımından Muş’ta tamamlandığı sonucu çıkar.

 Ruhi SU İnternet sitesinde türküyü adını ve şekil özelliklerin değiştirerek aşağıdaki şekilde yayınlamış :

         YEMEN TÜRKÜSÜ
          Havada bulut yook,
          Bu ne dumandır,
          Mahlede ölen yook,
          Bu ne figandır...

          Şu Yemen Elleri,
          Ne de yavandır.

          A bu, Yemen'dir
          Gülü çemendir
          Giden gelmiyor,
          Acep nedendir..?

          Burası Muş'tur,
          Yolu yokuştur,
          Giden gelmiyor,
          Acep ne iştir..?

          Kışlanın önünde
          Asker sesi var..
          Bakın çantasında
          Acep nesi var..?

          Bir çift kundurayla,
          Bir de fesi var...

          A bu, Yemen'dir
          Gülü çemendir
          Giden gelmiyor,
          Acep nedendir..?

          Burası Muştur
          Yolu yokuştur,
          Giden gelmiyor
          Acep ne iştir..?

          Burası Muştur
          Yolu yokuştur,
          Giden gelmiyor,
          Acep ne iştir..?

Sayın Ruhi Su üçüncü mısrayı yanlış da olsa (yaman-yavan) tespit ediyor ancak şiiri durak noktalarından bölerek şekil bakımından şiirin tamamen yanlış düzenlendiği inancını uyandıracak bir sonuca sebep oluyor.Ama,Türkünün orijinal hali(yaman-yavan,redif-asker, Ano- a bu dışında) fazla değişikliğe uğratılmamış ve Muş, Huş edilmemiş.

TRT repertuar dairesinden türkünün orijinal metnini istediğimde bana şunu gönderdiler :

        HAVADA BULUT YOK
        Yöre: MUŞ
        Kaynak Kişi: Düriye Keskin
        Derleyen: Muzaffer SARISÖZEN

        HAVADA BULUT YOK BU NE DUMANDIR
        MEHLEDE ÖLÜM YOK BU NE ŞİVANDIR
        ŞU YEMEN ELLERİ NE DE YAMANDIR

        ANO YEMENDİR GÜLÜ ÇEMENDİR
        GİDEN GELMİYOR ACEP NEDENDİR

        ŞU DAĞIN ARDINDA REDİF SESİ VAR
        VARIN BAKIN ÇANTASINDA NESİ VAR
        BİR ÇİFT PABUÇ İLE BİR DE FESİ VAR

        BURASI HUŞ’TUR YOLU YOKUŞTUR
        GİDEN GELMİYOR ACEP NE İŞTİR

        KIŞLANIN ÖNÜNDE ÇALINIR SAZLAR
        AYAĞIM YALNAYAK YÜREĞİM SIZLAR
        YEMEN’E GİDENE AĞLIYOR KIZLAR

        BURASI HUŞ’TUR YOLU YOKUŞTUR
        GİDEN GELMİYOR ACEP NE İŞTİR

        ŞİVAN:Ağıt,figan
        REDİF:Terhis edildikleri halde ihtiyaç halinde yeniden askere alınan kişiler.
        HUŞ:Yemen’in başkenti Sane ile Taiz şehirleri arasındaki bir Türk kalesinin ismidir.Türkü  eski Türkçe ile yazılırken Huş’un üzerindeki nokta zamanla unutulmuş böylece HUŞ  sözcüğü MUŞ oluvermiş ve dolayısıyla da bu türkü MUŞ ile bütünleşmiştir.

        KAYNAK:TRT Müzik Dairesi Başkanlığı Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi  1.cilt

Şimdi devletin en güvenilir kurumlarından birinde gerçeklerin nasıl çarpıtıldığını görelim.       Bir kere türkünün "Huş" dışındaki bilgileri eski repertuar kayıtlarıyla aynı.Kimin marifetiyle  olmuş bilemiyorum ama biri el çabukluğuyla Muş'u Huş etmiş.Üstelik de oldukça ilmi bir de  açıklama yapmış efendim.Eski Türkçe’yle yazılırken -h- harfinin üstündeki nokta unutulmuş da onun için Muş,Huş olmuş.Umarım bu bilgiyi veren kişi eski yazı bilmiyordur.Çünkü, bilmiyorsa cahilliğine,biliyorsa sahtekarlığına vereceğim yaptığı yanlışı. Eski Türkçe’de üzerinde nokta olan H harfi Hı'dır. Üzerindeki noktayı yazmazsanız Ha olur. Ha harfini m  olarak da ancak kara cahiller okur.

Ayrıca, Türkü derlenirken başvurulan Kaynak kişi Duriye Keskin bu Türküyü sözlü edebiyat geleneğinden öğrenen okuma yazması olmayan bir kişidir. Acaba bu türkü ne zaman yazılırken böyle bir yanlışlık ! yapılmış da hangi büyük zeka bunun farkına nasıl varmış ve ne zaman varmış.

Aslında her şey rahmetli Barış Manço'nun yıllar önce Yemen'e yaptığı bir gezi esnasında gittiği Huş Kalesi için söylediği ve sadece basit bir mantık yürütmeden ibaret olan "Burası Huş, yolu da yokuş , belki de bizim türküdeki Huş burası olabilir." sözlerinden kaynaklandı. Sonra kendi söylediği bu söze kendi de inandı. Asıl önemlisi yıllarca bu türküyü dinleyip içindeki Muş kelimesinden çeşitli sebeplerden ötürü hoşlanmayanlar da bu sözlere sıkıca sarıldılar ve yukarıdaki yanlışlara kadar gidildi.

Türkünün Şekil Bakımından İncelenmesi:
Türkü altı kıtadan oluşmuştur. Kıtalar üç tane üçlük ve nakaratlar ikiliklerden oluşmuştur. Sanırım Ruhi Su’da bu nedenle şiiri duraklardan bölmüştür .Hece Ölçüsü:Üçlü kıt’alar 11’li hece ölçüsüyle,diğer kıtalar 10’lu hece ölçüsüyle yazılmıştır.
        Durak : 6+5 ve 5+5 duraklıdır.
        Şiirin Kafiye şeması:
        a______________ dumandır
          ______________ şivandır dır’lar redif, -an’lar Tam Uyak
        a______________ yamandır
        b______________ çemendir
        b______________ nedendir -dir’ler redif, -en’ler Tam uyak
        c______________ yokuştur
        c______________ iştir -tır’lar redif, -iş’ler Tam uyak
        d______________ sesi var
        d______________ nesi var -i var’lar redif, -es’ler Tam uyak
        d______________ fesi var

        ______________
        ______________
        ______________ Nakarat
        ______________

        e______________ sazlar
        e______________ sızlar -lar’lar redif, -ız’lar Tam uyak,-z
        e______________ kızlar yarım uyak
        ______________
        ______________
        ______________ Nakarat
        ______________

Görüldüğü gibi eser anonim bir türkü olmakla beraber oldukça kuvvetli bir şekle sahiptir.  Buradan türküyü ilk söyleyen kişinin hece ölçüsüne ve özelliklerine vakıf olduğu sonucuna       varabiliriz. Ayrıca, diğer Muş türkülerinin bir çoğunda yukarıdaki şekil özelliklerinden       bilhassa üçlükler ve ardından gelen nakaratlar oldukça çoktur. Bu bir söyleyiş farklılığıdır       ve Muş türkülerinin ayırt edilmesinde kullanılabilir.

Şimdi sıkı durun....Yukarıda Muş’un Huş edilmesinin kime ne yararı olacağını sormuş ve cevap olarak Türküyü başka bir ile ya da bölgeye bağlamak isteyip de Türkünün içinde Muş kelimesi geçtiği için bunu bir türlü başaramayanlar.Cevabını vermiştim.Ama ben bunları  yazarken şimdi aşağıya aldığım metni henüz görmemiştim. Aramalarım sırasında karşıma  çıkana şaşırmadım,haklı olduğumu gördüm. Türkiye’de hiçbir kanuna,töreye,ahlâka saygısı kalmayan gözü kara, hilebâz zekalı, kazanayım da nasıl olursa olsun, elde edeyim ne  pahasına olursa olsun felsefesiyle hareket eden basit ruhlu insanların çabalarının  sonucuydu gördüğüm. Daha öz bir ifade ile sahtekârlığın belgesiydi bu.

Şimdi bu utanmaz insanların yukarıda incelemesini gördüğünüz metin ve şekil açısından  incelemesini okuduğunuz türküyü ne hale soktuklarına ve nereye mal ettiklerine bir  bakalım.

         YEMEN TÜRKÜSÜ

        HAVADA BULUT YOK BU NE DUMANDIR
        MAHLEDE ÖLÜM YOK BU NE ŞİVANDIR
        ŞU YEMEN ELLERİ NE DE YAMANDIR

        ANO YEMENDİR GÜLÜ ÇEMENDİR
        GİDEN GELMİYOR ACEP NEDENDİR
        BURASI HUŞTUR YOLU YOKUŞTUR
        GİDEN GELMİYOR ACEP NEDENDİR

        KIŞLANIN ÖNÜNDE REDİF SESİ VAR
        BAKIN ÇANTASINDA ACEP NESİ VAR
        BİR ÇİFT PABUÇ İLE BİR DE FESİ VAR

        KIŞLANIN ÖNÜNDE ÜÇ AĞAÇ İNCİR
        KOLUMDA KELEPÇE BOYNUMDA ZİNCİR
        ZİNCİRİN YERLERİ NE YAMAN SANCIR

        KIŞLANIN ÖNÜNDE SIRA SÖĞÜTLER
        ZABİTLER OTURMUŞ ASKER ÖĞÜTLER
        YEMENE GİDECEK BU KOÇ YİĞİTLER

        KIŞLANIN ARDINI DUMAN BAĞLADI
        ANALAR BABALAR KARA BAĞLADI
        YEMENE GİDENE HERKES AĞLADI

        KIŞLANIN ARDINDA YÜZÜYOR KAZLAR
        AYAĞIM AĞRIYOR YÜREĞİM SIZLAR
        YEMENE GİDENE AĞLIYOR KIZLAR

        KIŞLANIN ARDINDA BİR KIRIK TESTİ
        ASKERİN ÜSTÜNE SAM YELİ ESTİ
        GELİNLİK TAZELER UMUDU KESTİ

        Anonim, Yöre: Elazığ
        www.anadoluhalksarkilari.com

Bu okuduğunuz türkünün Havada Bulut Yok türküsüyle hiçbir alâkası olamadığını kendi vicdanları da kabul etmiş olacak ki türkünün adını değiştirmekten başka çare bulamamışlar. Şimdi içinde Muş kelimesi geçen bir türküyü Elazığ türküsü yapmak inandırıcı olamayacağı  için önce Muş, Huş ediliyor sonra da türkü hiç ediliyor, taktik bu.

Aslında bu kültürel korsanlık uzun yıllardır kültüre kaynaklık eden vilayetlerin büyük sıkıntısıdır ve bazı vilayetler bunu ne yazık ki daha sıklıkla yapıyorlar. Mesela Çayda çıra yanıyor benim çocukluğumda Diyarbakır’a aitti.Sonra nasıl oldu anlamadım Elazığ’ın oldu. Bizim Güllü Hamam bir anda Urfa’nın Yeni Hamam’ı oldu.

Gerçekte ise bunlara hiç gerek yok.Çünkü, bunlar zaten Türk milletinin ortak kültürel mirasıdır. Bizim görevimiz ufak-tefek çıkarlar için bu mirası, değiştirmemek, orijinal halini korumak ve sonraki nesillere aldığımız gibi aktarmaktır. Yoksa, çeşitli yörelerde elbette bir çok Yemen Türküsü söylenmiştir. Çünkü Yemen - daha sonra detaylı olarak anlatacağım   zaman daha iyi anlaşılacak- bilhassa Doğu Anadolu halkı üzerinde derin izler bırakan bir bölge olmuştur. Bununla ilgili bir çok türkü, ağıt söylenmiş olması tabiidir.Peki neden ille de Havada bulut Yok türküsü isteniyor?Sanırım diğer Yemen Türkülerine göre daha çok  sevilmesi ve dinlenmesi bazı töre tanımazların iştahını kabartıyor ve türküyü elde etmeleri  için yukarıdaki gibi sahtekârlıklara başvurmalarına sebep oluyor.

Ama, yukarıda yapılana söylenecek tek bir şey kalıyor...Ayıp!...Hem de Çok ayıp!...


 Devamı için Tıklayın

Katkılarından dolayı teşekkürler M.Murat GÜVEN

Türkü Dostları
http://www.turkudostlari.net
Daha fazla türkü sözü-notası ve hikayesi bu adreste