 |
Türkü Sözleri

Ana Sayfa

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

I

İ

K

L

M

N

O

Ö

P

R

S

T

U

Ü

V

Y

Z
|
Neşet Ertaş'la söyleşi
Türkü denince Neşet Ertaş,Neşet Ertaş denince
de türkü akla geliyor. Kaç türkü yazıp-bestelediğinizi biliyor
musunuz?
Onu bilmiyorum,onu Allah bilir.Ama buna benzer sorular birkaç kez
daha soruldu.Ben sizin sorunuza da şöyle cevap vereyim: Bir kaynak
kişi ne kadar türkü üretirse üretsin, halk bunlar arasında kaç
tanesini beğenirse o kadar eserin sahibidir.Ben türkülerimi
yaparım,gelirim stüdyoda halka okurum ve halka ulaşır.Halk bunların
kaç tanesini
beğenirse ondan sonra o kadarını okurum.Diğerlerine bir daha dönüp
bakmam.
Bütün türküleriniz hafızanızda var mı?
Bütün türkülerim hafızamda yok.Sadece ismi istenirse ve o türkünün
bas kuplesini benden isterlerse o zaman o türkünün tamamını
okurum.Yoksa her yazdığım,her bestelediğim türküyü aklıma getiremem.
Peki bu durum bir karışıklık meydana getirmiyor mu?
Niye karışsın ki?...Ana yavrusunu tanımaz mı?
Mesela sizin yıllar önce bir kez okuyup bir daha okumadığınız bir
türküyü,bir başkası sahiplenirse bunun kendinizin olduğunu nasıl
ispat edeceksiniz?
Derhal hatırlarım onu.Ana yavrusunu hiç tanımaz mı?Hatırlamaz mı?
Son yıllarda türkü diyarında bir hareketlilik söz konusu.Bu
hareketliliğin özlenen türkü ortamını doğuracagına inanıyor musunuz?
Bir hareketlilik oluştu.Bu hareketlilik kendi ortamını oluşturdu
da.Halihazırda gençlik müziği denilen pop müziği hareketli olduğu
için gençler ona rağbet gösteriyordu.Ama son yıllarda türküler de
dikkat çekmeye başladı.Özellikle hareketli türkülere gençler ilgi
gösteriyor.Oyun havalarımız gençlerin hoşuna gidiyor.
Kastettiğiniz bu müzikleri dinliyor musunuz?Tanıdığınız popçu var
mı?
Şimdi ben şu müziği dinlerim bu müziği dinlemem diye bir ayrım
yapmak istemiyorum.Yalan söylemekten de hayatta hiç hoşlanmam.Hatır
için bir şey konuşmak istemiyorum. Açıkçası pek kimseyi dinlemiyorum
ve tanımıyorum da.
Türkülerin değerinin bilinmesinde Neşet Ertaş'ın yeri nedir?
Ben şahsen bir yer ayırmam kendime.Genel olarak bütün
türkülere,bütün türkücülere saygım vardır.Poptan rocka,hepsine saygı
duyuyorum.
Sizin kadrinizi kiymetinizi bilmeyenlere kırgın mısınız?
Kendini bilen zaten kıymet bilir.Kendini bilmeyenler kıymet
bilmezler. Eğer insan kendisini biliyorsa,kıymet biliyor
demektir.Zaten kendini bilmeyenin kusuruna bakılmaz. Bu iş böyle
yürür.Ama bile bile kusur edenin de kusuruna bakılır herhalde.
Peki bile bile kusur eden mı var?
Ben TRT'yi bile bile kusur ettiğinden dolayı terk ettim.
Türkiye'yi de mi bu yüzden terk ettiniz?
Hayır.Türkiye'yi bu yüzden terk etmedim.Türkiye terk edilir mi?Ben
mektep yüzü görmedim,üç çocuğum var.Onların da benim gibi olmalarını
istemiyordum.Okusunlar,tahsil yapsınlar istedim.Bu yüzden Almanya'ya
yerleştim.Bir sebebim de düğünlerde çok içki
içirirlerdi,rahatsızlandım gitgide.Bunun tedavisi vesile oldu
Almanya'ya gidişime.Sonra
çocuklar da geldi yanıma.
"Mum dibine ışık vermez derler" biraz uzaklaşayım da değerimi
anlasınlar düşüncesi olmadı mı yani?
Hayır,olmadı.Benim kimseye kırgınlığım yok.
Efendim Neşet Ertaş 23 yılını Almanya'da değil de Türkiye'de
geçirseydi,sanat yaşamında bir değişiklik olur muydu?
Tabii ki olurdu.Bu az değil 25 yıl ara verdim,bunca yıl ayrı kaldım
bu diyarlardan,bu topraklardan.Eğer türkülerimizin gırtlağı
sıkılmamış olsaydı zamanında,gençlerimiz ne türküler duyardı,neler
yapılırdı, neler olurdu!Bu 25 sene içine ne türküler sığardı.
Gırtlağının sıkıldığı dönemden kastınız ne efendim?
Gayet açık efendim.25 sene önceki dönemi kastediyorum.
Peki halen türkülerin gırtlağı sıkılmaya devam ediyor mu?
Allah'a şükür şu anda yok.Allah rahmet eylesin Turgut Özal kanalları
serbest etti de,bu gırtlak o pençeden kurtuldu ve biraz nefes aldı.
O zaman TRT'yi kast ediyorsunuz anladığım kadarıyla?
Evet TRT'yi kastediyorum açıkçası,Türkçesi.Ben TRT'ye imtihanla
girdim Muzaffer Sarısözen zamanında.Bu 25 sene zarfında hemen her
iki yılda bir "Neşet Ertaş öldü" haberi gelir Türkiye'ye.Fakir
fukara ne kadar akrabamız varsa,ceplerindeki paraları yatırır
telefona ve haberin aslını öğrenirler,beni ararlar.Yine böyle bir
dedikodu çıkınca ölmediğimi göstermek için bundan iki yıl önce İbo
Show'a geldim.Sonradan da TRT'nin bir gece
programına katıldım.Ondan sonra daha gelmedim.
Neşet Ertaş türkülerinde hep kendisini mi anlatır?
Şimdi kendimi anlatıyor derken,insan bir dünyadır.İnsanın kafasının
içine bütün dünya giriyor da yer bile işgal etmiyor.Allah'ın işi
işte. Allah'ın büyük bir nimeti.Biz de aslında kendimizi anlatırken
dünyayı anlatmış oluyoruz gerçekte.
Sizin için "Leyla","Gönül" ve "Gurbet" kelimeleri ne anlam ifade
ediyor?
Benim ilham kaynağım bu üç kelime.Ama Leyla bir başka tabii.Bu öyle
bir tatlı acı ki Leyla aşkı.Ölsen dirilsen onun taduna
doyulmaz,Leyla'nın tadına doyulur mu?
Hala türkülerde aynı tadı bulabiliyor musunuz?
Şimdi aynı tad derken gençlik zamanı ve olgunluk dönemi var.Tabii ki
gençlik zamanlarında, sevdalı olduğumuz dönemlerde söylediğimiz
türküler bir başka.Ama bu zamanda söylediğimiz türkülerin de ayrı
bir yeri var. Bunların da olması gerekiyor.
Türküleriniz neden hep hüzünlü?
Ben onların içinden geliyorum,onları hissediyorum.Özellikle bir sey
söylemem. Ne ilham geliyorsa onu söylerim.Allah ne verdiyse onu
okurum.
Neşet Ertaş klasiğinde yer etmiş 10 türküyü söyler misiniz?
Şimdi efendim,bir ananın kaç tane çocuğu olursa olsun hangisi güzel,
içerisinden birkaç tanesini seç diyebilir misiniz?Bestekar da aynı
misal, bestelerinin anasıdır.
Başkasının okumasını kıskandığınız size özel türkünüz var mı?
Hiç kimsenin söylemesini kıskanmıyorum ama üzüldüğüm noktalar oluyor
bazen. Mesela perdelerde noksan basıyorlar,sözlerini
değiştiriyorlar,bazı havaların içine söz uyduruyorlar. Bu gibi
şeyler beni çok rahatsız ediyor.
Türkülerden başka bir dikili taşınız yok mu?
Benim dikili taşımın olmayışı çevremin çok fakir insanlardan
oluşmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye bir ülkedir ama benim için
bir vilayet kadar küçüktür.Ben Türkiye'nin bütün
vilayetlerini,kazalarını,nahiyelerini gezdim.Nereye gittimse yolda
yürüyenlerin ayaklarının altına baktım,eğer yırtıksa ayakkabı
aldım.Öyle bir duygu içerisinde hareket ettim.Halen aynı duyguyu
taşırım,elim ayağım tuttuğu müddetçe bunu devam ettireceğim.Ben
kendim için okumuyorum, kazandıklarım kendime yeter. Ben
bildiğim,tanıdığım fakir insanlar için okuyorum.Benim harcamam günde
iki paket sigara,bir lokma ekmek.Hepsi bu kadar.
Türkiye'de bir açık hava konseri vermeyi düşünüyor musunuz?
Hayır,vermek istemiyorum.Nedeni ise beni sevenler,dinleyenler
ceplerindeki sigara parasını getirir, konsere verirler.Zati beni
sevenler çok zengin insanlardan oluşmuyor,orta direk tabaka
bunlar.Ceplerinde ya konsere gidecek kadar parası vardır ya da
yoktur.Benim içime sinmez bu durumdaki insanlara konser vermek.Ben
gelirim onların ayağına,çıkarım
bir televizyona,onlar için çalıp söylerim.Bana verecekleri para ile
de gitsinler evlerine ekmek alsınlar.Konserlerde dinlemek ve
dinletmek, düğünlerde ise coşmak ve coşturmak şarttır.Bu yüzden
düğünleri tercih ediyorum.
Babanızdan aldığınız bayrağı şu anda siz taşıyorsunuz.Allah gecinden
versin..
Ne demek istediğinizi anladım.Neşet Ertaş'ın gözü açık gitmez.Neşet
Ertaş aklı başında birkaç kelime söyledi ise ve bu kelimeler kalıcı
ise bu memlekette gözü açık gitmez.
Yani bayrağı devredeceğiniz birileri var mı?
Bayrak diye birşey yok efendim.Bu,duygu meselesidir.İnsanların kendi
içtenliği ile ilgilidir.Bizim un gibi sayamayacağım kadar insanımız
vardır.En kötü çalan benim gibi çalar,en kötü söyleyen benim gibi
söyler.Ama fırsat bulup da ortaya çıkmazlar,kabuklarını kırıp ortaya
çıkmazlar.Ekmek yemek için bizim gibi yüzsüzlük yapmazlar.
SON
Katkılarından dolayı teşekkürler Alptekin ŞİMŞEK
|